Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 2.158 aboneye katılın

17 Nis İran Gezi Notları 9 – Yezd Şehri ve İran Çölü


Çölün kıyısında müthiş bir medeniyet; Yezd.

İran’da görülesi en önemli yerleri anlatma vakti geldi artık. Yazd, Şiraz ve İsfahan üçlüsü İran’ın kültürel ve tarihsel olarak en önemli yerleridir. Her bireri için bir aylık gezi programı yapılsa dahi doyulmayacak güzelliktedirler.

İran’ın ortasında bir üçken şeklinde konumlanan bu üçlüden ilk olarak Meşhed tarafına en yakın olan Yazd’dan başladık. Rotaya eğer Kerman şehri de dahil edilirse (-ki bence o da dahil edilmelidir.) önce Kerman da gidilebilir. 8- Yezd

Meşhed’ten Yezd’e fotoğraftaki otobüsle gece yolculuğu yaparak gittik. Çölü gündüz gözü ile görmek de tercih edilebilir ama  o zaman da çöl sıcağına katlanmak zorunda kalınır. Bu mesafe otobüsle 8-9 saat gibi uzun bir mesafedir. Ve bu mesafenin büyük bir çoğunluğu çöl olduğu için yol boyunca çok seyrek olarak yerleşim yeri görülür.

Bu çöl Farsça Deşt-i Kevir diye isimlendiriliyor. ‘Tuz Çölü’ demek. Dünyanın en büyük 23. çölüdür. img_7814

Seyahat ettiğimiz otobüse bakıp da çok geri bir dünya olduğunu düşünmeyin. Bu bizim tercihimizdi. İran’da çok konforlu yeni model otobüsler de var. Ama mazot çok ucuz olduğundan eski model araçla seyahat etmek bedavaya yakınken konforlular masraflı olur.  Ayrıca bunun gibi eski model otobüslerle seyahat etmeyi pek kimse tercih etmiyor. Bu yüzden rahat rahat yayıla yayıla yolculuk etme şansı da oluyor. Mesela bu otobüste bizden başka sadece 4 kişi vardı. Arka dörtlüyü ben kaptım.:) Klima yoktu ama doğal kliması gayet güzeldi. Çok iyi bir istirahat çektiğimi iddia edebilirim.

9 saat süren yolculuğumuz bitip de Yezd’e vardığımızda gündüz olmuştu. Terminalden ayrılmadan o günün akşamı için Şiraz’a bilet alıp yüklerimizi firmanın yazıhanesine teslim ettik. ( Not: bir şehirde bir gün kalacaksanız ve yükleriniz de ağırsa sonraki gideceğiniz yer için önceden bilet alın veya yer ayırtıp eşyalarınızı firmaya teslim edip rahat rahat dolaşın şehri. Ekstra emanetçi ücretinden de kurtulmuş olursunuz.) dsc_0179

(Her şehre girişte makinemdeki fotoğraflar karışmasın diye bir boşluğa pozlardım. Yezd şehrine kısmet ise bu sayfaymış)

Bu şehri gezmeye 1 gün ayırdık. Ama kocaman bir hata yaptığımızı sonra anladık. Bu şehir böyle bir günde gezilecek yer değilmiş. Aşağıda sayacağım şeyleri gördüğünüzde bana hak vereceksiniz.

Bir Masal Şehri Yazd: Dünyada bozulmayan yapısı ve üslubuyla en nadir yerlerden biridir. Kendinizi bir ortaçağ veya daha ötesi bir Sasani şehrinde gibi hissedersiniz. Modern çağın çirkin meteryalleri neden bu şehre uğramamış diye de merak edersiniz. Toprağı hissedersiniz, içinize çekersiniz. Gökyüzünü izlersiniz. Hiçbir yüksek bina bu zevkte size engel olmaya kalkışmaz.

dsc_0264

Şehirde halen 1000 yıllık yeraltı su kanalları kullanılmaktadır. Ve bunlar o denli güzel işliyor ki yazın ortasında çölün ortasındaki bu şehirde şırıl şırıl suların aktığını ve çok güzel bağların, bostanların olduğunu fark edersiniz. Şaşırırsınız. Hayran kalırsınız. Bu bir eski çağ medeniyetidir ki halen egale edilememiş bir doruktadır. Kimi yerde bu yer altı kanal sistemine inilen tüneller de var. Araştırılmasını tavsiye ederim. Hatta bir tez konusu olabilir bu şehir. dsc_0367

Şehirde Görülecek Yerler (Şeyler):

Zerdüşt Tapınakları: 

Yazd şehri İran’daki en önemli Zerdüşt şehridir. Halen İran’da Zerdüşt topluluğunun en yoğun yaşadığı şehirdir. Zerdüştilere at bir çok eser vardır bu şehirde. Şehrin ismi de bana hep Zerdüştiliği anımsatıyor. ‘Yazdan’ kelimesiyle iniltili olmalı, yani ‘Yaradan’ demek. Tanrı çölü yarattı. Sonra içinde kendinden bir hayatverdi. Bu Yazd şehri oldu. Aşağıdaki fotoğraf Mecusilerin(Zerdüşti) meşhur ateşgedehidir; Varahra Sunağı’dır. dsc_0328

Varahram Sunağı: dsc_0319

Veya daha çok bilinen adıyla Zerdüştilerin Ateşgah’ı (Ateşgede-i Zertoshtiyan) görülmesi gereken bir yerdir. Burada Zerdüştilerin hiç sönmeyen ateşi yanmaktadır. Onu da cam bir bölmenin ardından görebiliyorsunuz. Ayrıca içeride Zerdüşt’ün kitabı Avesta’dan sayfalar asılı duvarlara. Bunlar Ahura Mazda (Zerdüştlükte Tanrı)’nın hitaplarıdır.  img_7897

Zerdüşt’ün kitabı Avesta‘dan iki sayfa: dsc_0382

Chak Chak  (Pir-e Sabz): Yazd’ın biraz dışında, eski bir Zerdüşt tapınağıdır burası. Buraya yanlış programlamamız yüzünden gidemedik. Ancak gerek yerel halktan ve gerekse  okuduğum kitaplardan öğrendiğim üzere görülmeye değer güzel bir yerdir… (isterseniz googlelayabilirsiniz)

Cami-i Kebir: Yezd’in mimari olarak en önemli değerlerinden biridir Cami-i Kebir, yani Büyük Cami, diğer adıyla Camii Cuma.. Önemlidir, çünkü İslam mimarisinin eski örneklerindendir. 13. yüzyıl eseridir. Hala ayakta ve kullanılmaktadır. Biz oradayken restorasyonu devam etmekteydi. dsc_0321-2 Emir Çakmak Camii: Yezd’in bir diğer önemli camisidir. Önündeki meydan ile ve çevresindeki badgirlerle (Yezd’e özgü rüzgar tutucu yapılar) müthiş bir aheng içerisindedir. Ben bu camiye ve çevresine müthiş derecede hayran oldum… dsc_0276 Abarkooh: Burada 5000 yıllık selvi ağacı var. Ancak Yazd şehrinin biraz dışında kaldığı için gidilmeyebilinir. Eğer Kerman da dahil edilirse gezi rotasına o zaman gitmenizi tavsiye edebilirim.

Bağ-e Dowladabaddsc_0197

Çölün ortasında bağ da olur, bostan da olur, yapmasını bilirsen tabi. Bahsettim yukarıda; kanal meselesi, Sasani ülkesi, elin gavuru(:)) çözmüş bin yıl önce…

Burası Yezd şehrinde gittiğimiz ilk yerdi. Bir nar bahçesidir… Bir bostandır… (Kendimi de şuradan gösterdim ya, umarım güzelliği bozmamışımdır.)

Arg-e Bam (elif-re-gef be-mim): Kerman’a yakınmış. Gidemedik. Ama otobüs terminalindeki güzel bakımlı kız ile konuşma bahanesi olarak onu seçmiştim; uzun uzun anlattı burayı. Arg-e Bam (önce google2la); eski bir yerleşim yeriymiş… Falan filan. Ama kız çok güzeldi, bir Sasani güzelliği vardı üzerinde.

Yezd Meydanı: Şehrin her sokağı müthiş bir uyum içindedir. Emir Çakmak camiinin olduğu meydana özellikle vurgu yapmalıyım. Belediye başkanlarımız şehirciliği öğrenmek için çok uzaklara heyetler göndermekten vazgeçip yakındaki bu zenginliği görmelidirler… 1 Ve badgirler vardır… Evlerin üzerine konan esinti yapıcı birimler. bad: rüzgar demek Farsça’da, gir ise; tutmak (giriften) fiilinin yapım ekine dönüşmüş hali: yani rüzgar tutucu. Bu badgirlerin çalışma sistemini şehre gezmeye gelen iki üniversiteli çocuktan dinledim. Bir badgirin altına geçtik. O anlattı biz yaşadık:

Badgirlerin içinde bir su havuzu vardır. Badgirler çölün ortasında az da olsa esen esintiyi yapının içine alıp bu havuzdaki suya çarptırır. Suya çarpan esinti kendiliğinden serin bir havaya dönüşür. Ve böylece doğal bir klima yapılmış olur. Şans verselerdi cehennemi cennete çevirirlerdi. Ama kimse onlara güvenmedi… dsc_0183 Badgirler sadece işlevleriyle değil estetik görünüşleriyle de şehre müthiş bir harmoni katıyorlar. dsc_0188 Ve Islamic tonlar: dsc_0199-2 Sonra mezhepsel meteryaller vardır. Bu gördüğünüz ahşapsal yapı, bir çok Şii şehrinde bulunur. Emin olmamakla beraber Kerbela olaylarındaki bir şeye vurgu yapılır. şey… dsc_0220 Fotoğrafçıya tavsiye şehirdir; Yezd… Her yanı fotoğraf stüdyosu gibidir…. dsc_0221 Ama talihsizlik ki gittiğimiz gün bir tatil günüydü. Ve her yer kapalıydı. Şehirde sessizlik hakimdi. dsc_0222 Ölü şehri uslu uslu gezdik. Yapıların üstüne çıktık. Tepeden baktık şehre. kokladık şehri. Geçmişe dair hayaller kurduk. Ama sessizlik devam etti. dsc_0224-2 dsc_0288 Tarihi çarşıda da insanlar yoktu…Sessizlik…Sanki insanlar Pers-Roma savaşı dolayısıyla evlerine çekilmişlerdi…. dsc_0231-2 Ve:…. Aşağıdaki fotoğraftaki geçidi yıllar önce internetten görmüştüm. Belki de beni bu şehre sürükleyen şey oydu. Gittim aynı yerden aynı fotoğrafı çektim. Mutlu mu oldum… Bilmiyorum. Mutsuz değilim…dsc_0239 Kare kare tarihti bu şehir. dsc_0301

Yezd şehrinde motorlu araç olmamalı bence. Bisiklet çok uyumlu olur… dsc_0266Biraz daha foto-show yapmalıyım… Bir fotoğrafçı olarak bu şehir… Bu şehir mideme en hızlı indirdiğim çok güzel bir lokma gibiydi. Tekrardan bunu tatmalıyım…. dsc_0343

dsc_0271-2 dsc_0304

dsc_0306

dsc_0307 PARK NEŞOD!!!!  Park Etme!

Ve Saat kulesi. Ve bahsettiğim motorlu taşıtlar… Bu şehirdeki bütün arabaları Zerdüşt tapınaklarında yakmalı. dsc_0284-2Hayır!!! istisna yapmalıyım. Bütün arabları yakmamalıyız. Çünkü Paykanlar var. Paykan , İran’ın Hacı Murat’ıdır… Ve kanımca Yezd’in o güzel havasını bozmayan tek motorlu araçtır. Tamam arkadaşlar Paykanları rahat bırakın onları yakmıyoruz…. dsc_0302 Ve Final: Namaz Taşları… (ikisini yanımda getirdim): beleş hediyelik….

dsc_0319-2

Ekler:

Bu yazıyı ilk hazırladığımda blogumda takipçilerimle paylaşmıştım. Çok güzel bilgilendirici yorumlar aldım. Onları burada paylaşırsam yazı tamamlanmış olur.

@Azad_Istanbulî:

badgir’ler rüzgar bacası diye geçer mekanik tesisat jargonunda. bir pasif iklimlendirme yöntemidir. (aktif olanı cihazlısı oluyor; vantilatör, klima vs.) siz mimarların tasarımlarda kullanarak biz tesisat projecilerini maliyetli HVAC çözümleri üretmekten kurtarabilecegi şeylerden biridir:) detay için ilgili bi makale (Yezd’in de bahsi geçiyor): http://www.mmo.org.tr/resimler/dosya_ekler/eef774950669fbe_ek.pdf

namaz taşlarına mühür taşı da derler. galiba secdeden sonra alında bıraktığı ize atfen, yani “namaz kılmıştır” diye tasdiklenmiş oluyor

@Nahid Rasolî

Yazdiler tanıdığım en sıcak insanlar…Adeta çölün sıcağı o insanların yüreğine,ruhuna işlemiş…Açık olan kapılarının eşiğine oturup yedikleri,içtikleri ne varsa yoldan geçenlerle paylaşmak isteyen insanlar…Bu kentin kokusunun yanında bir de badgirlerden çıkan müzikal bir ses var.Çölün sırrını fısıldayan bir ses…Yazd’e bir,iki…hiç fark etmiyor ki…inanın Yazd’e hiç doyulmuyor…Ben gittiğim sıra bir de Zertoşt ayinine denk geldim…Yazınız ve gözlemleriniz etkileyici,yer yer şaşırtıcı…Ayrıca benim doğduğum kent,Ardebile de gitmişliğiniz var galiba
…İlk fırsatta yolculuğunuza ait önceki yazıları da okumalıyım…Teşekkürler…

”Merhaba…Yazd yazınızdaki bir sembolle ilgili;tahmin ettiğiniz üzere o yapı sabit yada hareketli olabiliyor.Iran da Moharrem aylarında dastelerlerin önünde bu sembol taşınır.Figür İmam Hüseyinin mezarını temsil eder.Iranda bu taziye ritüeline “Tabut gerdani”deniyor.İnsanlar Aşura gününde İmam Hüseyinin kabrini ziyaret ettiklerine inanırlar.Ve zerih denilen mükaddes mekanların etrafına örülen yerlere ellerini sürerek ziyaretlerini yerine getirirler…Ben böyle biliyorum naçizane…”
Daha sonra gelen mesaj:
”Gününüz aydın…Mesajınızı okudum…Paylaşmak için yeterince açıklayıcı ise şayet,tabi ki ekleyebilirsiniz…Çok sevinirim…Lakin meydanlarda yaygın olarak görülen simgeler olmayıp daha ziyade Moharrem ayında Kerbela ritüelleri için taziye maksadıyla çıkartılıp,İmam Hüseyin’in mezarını simgelerler…Ayrıca üzerinde yazılan “Seyyed-ül şohada” ise “cennet gençlerinin efendisi”olarak HZ.Mohammad tarafından İmam Hüseyin’e verilen lakaptır…Yukarıda yazdığım “tabut gerdani”kerbela’da susuz ölen Ali-asker ve Ali-ekber tabutları için.Bu simgelerin dastelerin önünde taşınması ritüeline ise “Nahıl gerdani”deniliyor.Benim doğduğum kent “Ardebil”de Sii’lik ile ilgili tüm ritüeller en ayrıntılı ve yoğun şekliyle yapılır…Güzel anlar geçirmeniz umuduyla…”

İran Seyahatimizin Devamı:

Seyahatya: İran Gezi Günlüğü

 

 

The following two tabs change content below.
Omer Dogan’in profil fotoğrafı

Omer Dogan

Mimar, Şehir Planlamacısı
Seyahatya.com sitesi yazarı. Şu an Güney Kore'de yaşıyor.
No Comments

%d blogcu bunu beğendi: